Guerlain etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

GUERLAİN HOMME L'EAU BOİSEE

02:09




Guerlain L’Homme L’Eau Boisee
Koku çıkış yılı: 2012
Koku içeriği: limon,çim,nane
Vetiver,sardunya,rom
Ahşap,misk

Kokumuz odunsu şipre olarak sınıflandırılmış modern aromatik bir koku içeriği sade görünmesine rağmen uyumlu ve tarzına göre tatmin edici .. kokumuza gelirsek açılışında..
Greyfurt,limon karışımı notalarla başlangıç yapıyor bu turunç tonları boğucu ve yoğun değilde daha yumuşak hafifte alkollü  kullanılmış  ayrıca yapaylık hissedilmiyor.. benzerlik olarak bu açılışı ben biraz Davidof adventure eau fresh ve Gucci homme sport,a benzettim ufak farklar olsa da benzer bir açılış ancak onlardan daha fazla kalite hissiyatı verdiği gerçek..ayrıca içeriğinde kullanılan kokuda her daim baskın olan aromatik vetiver tonları açılışa destek verince harika olmuş..içeriğinde üst notalarda belirtilen çim ve nane çok baskın değil  daha çok yeşil otsu tonlar algılanıyor yani açılışında yumuşak buruk greyfurt limon karışımı ve derinden destek veren aromatik otsu tonlar ..koku açılışında belirttiğim şekilde uzunca bir süre devam ediyor ..orta notalarda da koku çok fazla değişim göstermeden azalsa da  her daim hissedilen buruk turunç , hafif rom ve sardunya   tonları şeklinde ilerliyor






Koku kurudukça dip notalarda  tatlılaşmadan fakat açılışındaki ekşimsi tonlar biraz azalıp parfümde başrolde olan her aşamada kendini hissettiren vetiver ,yoğun ahşap ve otsu  aromatik notalarla son buluyor.
Ben kokuyu  sade içerikli  olmasına rağmen birbiriyle uyumlu harmanı kullanıcısına verdiği kalite hissiyatı ve nispeten sentetiklik algılanmamasından dolayı çok beğendim içeriğinde kullanılan vetiver notası  Hindistan,ın dağlık bölgesinde yetişen özel bir türmüş  ahşap ile karışınca çok hoş bir karışım olmuş koku içeriğinde baharat yok fakat otsu notalar ahşap ve vetiver karışınca sanki burnunuza hafif zencefil de eklenmiş hissiyatı uyandırıyor ….özetle..




Ekşimsi turunç+ vetiver,ahşap ana ve baskın karakterli, yumuşak, sade ama uyumlu ve doğal harmanı,  kullanıcısına verdiği tatmin edici kalite hissiyatı ve genel beğeniye uyabilecek yapısı  nedeni ile, birazda olgun bir havası olan bu parfümü  çok soğuk kış günleri dışında her dönem özellikle ilkbahar ve sonbaharda kullanmak üzere 25 yaş üzeri bu tarz kokuları seven arkadaşlara şiddetle tavsiye ederim.

Kokunun fark edilirliği ortalama üstü kalıcılık ortalama civarı oldu bende.

Read More

Guerlain - L'instant de Guerlain Pour Homme (2004)

09:04

Merhaba sevgili okuyucular, bir süre aradan sonra tekrar yeni bir incelemeyle dönüş yaptım. Bazı okuyucularım incelemelerim arasında neden bu kadar uzun süre olduğunu sormuşlar. Bildiğiniz üzere saklınotalar projesinin yanında, ilave olarak Tıraş Keyfim'i de yürütmeye çalışıyorum. Beni bir süredir takip edenlerin bildiği üzere yazdıklarımı detaylı ve derin hazırlamayı tercih ediyorum. Genellikle bu şekilde kapsamlı bir inceleme yazmak için biraz da kendinizi ve zihninizi hazırlamak gerekiyor. Günlük hayatın stresi ve iş hayatının yoruculuğunu da düşünürsek bazen isteseniz de uzun bir yazı yazacak mecaliniz kalmayabiliyor. Aslında bugün de yorgun olmama ve sabahtan beri baş ağrısı çekiyor olmama rağmen, bana mail atan komşularımı kıramadım. L'instant ile başlayalım. 

"kakao bu kadar yoğun ve sentetik olmadan doğal haliyle kullanılıp biraz da vanilya ile desteklenseymiş yapmak istenen elde edilebilirmiş.." 



2004 çıkışlı, modern felsefeli Guerlain parfümümüz yumuşak yapılı bir baharatlı odunsu. Genel yorumlarının oldukça iyi olduğunu görebilirsiniz ancak bende fazla iyi bir intiba bırakamadı. 

L'instant de Guerlain' in harmanı: 

üstte: anason, yasemin, limon, greyfurt, bergamut
ortada: silhat, lavanta, çay, sandalağacı, sedir, kakao
altta: misk ve gülhatmi

notalarından oluşuyor. Çocukken renkli yapraklarını koparıp zarlarından ayırarak, alnımıza, yanaklarımıza yapıştırdığımız gülhatmi çiçeği parfüm dünyasında sık kullanılan bir nota değil. Aynı şekilde orta harmanda kakao' da çok yaygın değil. Şimdi, parfüm baharatlı odunsu olarak tanımlanmış olmasına rağmen, daha ziyade bir gourmand karakteri çiziyor. Ama yumuşak ve dizginlenmiş bir gourmand. Kağıt üzerinde üst harman oldukça çekici görünüyor değil mi? Anason, yasemin ve bir sürü turunçgil. Ne yazık ki gerçek hayatta bu kadar iyi değil. Turunçgiller pek parlak ve canlı olarak kullanılmamış. Ortadaki kakao o kadar yoğun ve sentetik kullanılmış ki tüm kokuyu boyunduruğu altına alıyor. Benim de pozitif yorumlara katılmamamın en önemli sebebi bu. Harmanda alışıldık guerlain kalitesi yok ve genel olarak oturmuş bir harman izlenimi vermiyor.

Kokusuna şöyle bir değinirsem; açılış kuvvetli ama bayık tatlı olmayan buruk bir kakao ve gülhatmi ile başlıyor. Greyfurt hafif eşlik ederken, limon ve bergamut çok hissedilmiyor. Yasemin ve anason da çok derinlerde. Yani ağır olmayan, çiçeksi, acımsı kuru kakao kokusu. Ne yazık ki bu kuru ve acı kakao baştan sona parfümü eziyor. Bana göre oldukça köşeli hatlara sahip olan kokusu beni memnun etmedi. Sandal ağacı misk yavaş yavaş kokuyu yumuşatsalarda yeterli olamıyorlar. Ayrıca baştaki turunçgillerin kendilerini gösterme çabaları ile kakao ve anasonun buruk kapatıcılığı tezat oluşturuyor. Yani parfüm, bir taze, bir gourmand, bir çiçeksi, bir oryantalimsi odunsu olmaya çalışıyor.. Homojenize uyumlu bir akış yok. 

Eğer sorarsanız ki, bu kadar ince analiz etmeyecek olsak, sadece koku olarak rahatsız eder mi? Açıkçası ortalama bir parfüm kullanıcısı kokuyu yumuşak bir gourmand olarak kabul edip kullanabilir. Ama burnu biraz tecrübelenmiş bir kullanıcı kokudaki kararsızlığı fark edecektir. Bundan olacağı rahatsızlığın seviyesi de tamamen kullanıcının deneyimine bağlı. Bana göre; kakao bu kadar yoğun ve sentetik olmadan doğal haliyle kullanılıp biraz da vanilya ile desteklenseymiş yapmak istenen elde edilebilirmiş.


Özetle; derby, mdm, hatta vetiver gibi parfümlerini düşündükten sonra Guerlain' ın bu parfümü ticaret kaygısıyla kaliteye fazla önem vermeden ürettiğini düşünüyorum. Çok kötü bir parfüm değil, ama alacağınız herhangi bir dkny, diesel, burberry parfümünden de başarılı değil. Malum bu bir guerlian; insan biraz beklentiye giriyor. Üzerinde etiketi olmasa, guerlain demez, ucuz bir gourmand olarak düşünürdüm. 

Ağır olmayan yapısıyla hafif gourmand arayanlar için yaş grubu 25 ve üzeri derim. Kullanım zamanı olarak sonbahar, kış ve akşam saatleri öneririm. İncelemesini verdiğim edt versiyonunun fark edilirliği ortalama, kalıcılığı kötü idi. Beni hayal kırıklığına uğratan bu parfümü beklentilere giren deneyimli parfümseverlere önermem. Hafif ve baymayan gourmand arayan kişilerse bir deneyebilirler.

Read More

Guerlain - Derby (1985)

03:20

"bana göre Guerlain' ın en iyi erkek parfümü.."

 

Karşınızda erkek parfüm dünyasının en has, en ağır toplarından bir tanesi. Kimisine göre Guerlain' ın en iyi kokusu, kimisine göre gelmiş geçmiş en iyi erkek parfümü. Her ne kadar bu tanımlamalar tartışılabilir olsa da Derby' nin Guerlain' ın şimdiye kadar ürettiği en iyi erkek parfümlerinden birisi olduğu hemen herkesce kabul ediliyor.

Peki neden böyle? Birincisi deri - şipre tarzında. Bu iki türden kötü parfüm çıktığı nadir oluyor. İkincisi çıkış dönemi 85 itibariyle hem 80'lerin kalitesini ve doğallığını, hem de karakteristik vurucu maskülenliğini üzerinde taşıyor. E bir de Guerlain olunca söyleyecek bir şey bırakmıyor.

Derby, tıpkı MDM gibi sadece Guerlain' ın Paristeki merkez butiğinde belirli dönemlerde sınırlı olarak üretilip az miktalarda satışa sunuluyor. Yani öyle parfümerilerde bulabileceğiniz bir parfüm değil. 2005' te orjinaline sadık kalınarak yenien formülüze edilip, biraz daha modernleştirildi. Benim burada incelemesini verdiğim ise orijinal, ilk versiyon. Derby; deri-şipre tarzında, dolgun, vurucu, koyu bir maskülen.

Derby' nin harmanı:

üstte: limon, bergamut, artemisia, nane
ortada: karabiber, kırmızı biber, gül, muskat, yasemin
altta: deri, kabe samanı, sandalağacı, silhat, meşe yosunu

notalarından oluşuyor. Harmanı son derece doğal ve kaliteli. Notalar konsantre kıvamda yoğun yoğun geliyorlar. Meşe yosunu, deri, limon notaları oldukça vurucu. Harman köşeli diyemesem de vurucu. Başlarda biraz agresif açılıp, kısa sürede oturarak, yumuşuyor. Ten seçimi yapmaya müsait bir harman. Genel harman kalitesi standart Creed' lerin çok üstünde. Hatta çok nadir niche üründe bu kadar kaliteli bir harman bulabiliyorsunuz.




Kokusuna gelirsek. Her ne kadar Derby' nin genel koku karakteri 80' ler tarzında olsa da; esas olarak 30' lu yılların parfümlerini hatırlatıyor. Buradan çok eski kafa bir koku olduğu düşüncesini çıkarmayın. Evet; günümüz modernliğine göre oldukça klasik kalan ve her gün kullanılamayacak bir ürün ama özel zamanlarda kullandığınızda kimse size anormal bir parfüm kullanmışsınız gibi bakmaz. Açılışı temiz, keskin, çok hafif tatlımsı, canlı ve dolgun. Limon güzelce hissediliyor. Ama çiğ olarak değil, son derece oturmuş ve deri ile kaynaşmış şekilde. Biraz sonra devreye kabe samanının sabunsu kokusu giriyor. Sonrasında deri, silhat ve kabe samanının güzel uyumları yumuşayarak, koku uçana kadar devam ediyor. Kokusu da aynı yapısı gibi deri - şipre şeklinde. Yani asıl olarak aldığınız kokular, ara notalarla zenginleştirilmiş limoni giriş ve yine ara notalarla desteklenmiş meşe yosunu, silhat, kabe samanı üçlüsü. Tüm bunlara da kokunun başından sonuna kadar eşlik eden oldukça dolgun eski karakterli deri kokusu. İşte Derby böyle bir koku.

Bu şekilde değerlendirdiğimde siz de çok da klasik bir 80ler parfümü olmadığını anlıyorsunuz. Çünkü deri, meşe yosunu, silhat gibi notaları 80' lerden daha önceki dönemlerin parfümlerinin keskinliğinde. Buna bağlı olarak da Derby belki biraz daha eski yapılı ama aynı zamanda da daha klas, daha kendine has bir karakterde. Oturaklı ve oturaklı kullanıcılara ihtiyaç duyuyor. 

Yeni versiyon

Özetle; Derby kokladığınız anda işte has erkek parfümü budur dedirten, klas, ağır yapılı, şakası olmayan, ciddi bir parfüm. Hem kokusu, hem fiyatı itibariyle günlük kullanımdan ziyade, özel zamanlarda kullanılacak bir parfüm. Kullandığım en iyi parüfmlerden birisi ve bana göre Guerlain' ın en iyi erkek parfümü.

Fark edilirliği ortalama. Bağırmıyor ama yakından kendini gösteriyor. Kalıcılığı da aynı şekilde ortalama. 30 yaşın altına pek gitmeyecektir. 30-40 yaş arası, dönemsel kullanabilir, fakat asıl potansiyelini 40 ve üzeri yaşlardaki kullanıcılarda gösterecektir. Sonbahar ve kış aylarına uygun. İç ve dış mekanlarda kullanılabilir. Özellikle iş yemekleri ve iş toplantıları gibi ciddi ortamlarda oldukça vurucu olacaktır. Derby' nin gerek yeni, gerek benim incelemesini verdiğim vintage versiyonunu ara sıra ebay gibi ortamlarda 300-400 dolar arasına bulabilirsiniz. Konuya standart kullanılacak parfüm olarak bakıyorsanız daha ucuza bir BdP ya da Azzaro pour homme da aynı işi yapacaktır. Ama ciddi bir parfümseverseniz Derby' siz koleksiyon eksik koleksyion demektir. İlgili kullanıcılara şiddetle öneriyorum.


Bunun dışında Guerlain' ın bu son dönemde incelemesini verdiğim eski ve daha kaliteli parfümleriyle ilgili bir genel değerlendirme yaparsam; hepsi bazı büyük kusurlara sahip olsalar da, son kalite değerlendirmesinde belirli bir çıtanın üzerindeler. Az biliniyorlar, eski kafalar, üst yaş gruplarına uygunlar. Zaten bunlar guerlain' in beş atlısı. İleride yaşınızı başınızı alıp parfüm konusunda doktoranızı verdiğinizde koleksiyonunu yapmak isteyeceğiniz türden kokular. Genel için derby dahil hiçbirinin tam günlük pratikliğe sahip olduklarını düşünmüyorum.

Günümüze en uygun kabul edilebilir kokulusu mdm, sonra derby. Heritage de nispeten kullanılabilir olsa da aşırı sönük ve çekingen yapısından dolayı şeçim dışı. Zaten jicky ve habit rouge önemli koku ve harman problemlerinden dolayı listenini dibindeler. Kötüden iyiye sıralamam: jicky, habit rouge, heritage, mouchoir de monsieur ve derby şeklinde. Mdm daha yumuşakbaşlı, sakin, uyumlu ve daha düzenli kullanılabilir bir kokuyken, derby daha sert ve keskin bir tavır izlese de, genel olarak daha iyi özellikleri onu birinci yapıyor. Serin sonbahar günlerinde derby gayet iyi uyum sağlarken, mdm iç mekanlarda kendini daha iyi gösterebiliyor. Ayrıca mdm kalıcılık konusunda bazen kendini kaybedip 8-10 saat gibi zamanlara ulaşabiliyor ki tabi burada kalan diplerdeki vanilya oluyor. Eğer 40 ve üzeriyseniz parfüme gayet meraklıysanız derby ve mdm'yi edinmenizi öneririm. Diğerlerini es geçebilirsiniz.

Read More

Guerlain - Heritage (1992)

02:56

"sadece kullanım amaçlı genel bir ürün alıyorsanız makul bir parfüm, fakat Guerlain adına güvenerek özel bir koku umudunuz varsa hayal kırıklığına hazır olun.."



Bu aralar Guerlain' lar ile devam ediyoruz bolca. Sıradaki inceleme nispeten yeni bir Guerlain kokusu olan Heritage. Eski kökleri, günümüze harmanlayıp sunan bir koku olarak öne sürülmüş. Adını çok fazla duymamış olabilirsiniz çünkü, çok popüler bir Guerlain kokusu değil. Baharatlı odunsu tipte. Edt ve edp versiyonları var, benim incelemem edt.

Heritage' ın harmanı:

üstte: aldehitler, ardıç yemişi, lavanta, menekşe, yeşil notalar, adaçayı, bergamut, limon, petitgrain
ortada: siklamen, kişniş, karanfil, silhat, biber, köknar, süsen kökü, müge, gül, sardunya
altta: sandal ağacı, amber, misk, meşe yosunu, sedir, tonka fasulyesi, vanilya

notalarından oluşuyor. Çok dolgun bir harman olmasına rağmen kompleks, yoran, düşündüren bir yapısı yok. Harmanda sentetik olan notalar var fakat, bu burnu rahatsız edici şekilde değil. Sadece bazı notalar olması gerektiği kadar doğal kokmuyorlar. Bunun dışında harman tam olarak uyumlu olmasa da en azından belirli bir akışa sahip ve keskin şekilde öne çıkan bir nota yok. Bu açıdan memnun edici.

Kokusuna gelirsem; kokunun açılışı orta derecede canlı ve hafif bir turunçgil açılışı şeklinde. Adaçayı, ardıç gibi keskin notalar kendilerini pek göstermiyorlar ki bu benim için güzeldi. Bu aşamada tek sıkıntı lavanta' nın biraz fazla kullanılmış olmasından dolayı bu tazeliği baskılamasıydı. Erkek parfümlerinde fazla öne çıkan lavanta notasından hoşlanmıyorum. Bu hafif açılışın ardından kısa süre sonra koku giderek oturmaya başlıyor. Ara notaları adeta pas geçerek hızla alt harmana akıyor. Bu aşamada silhat, sandal ağacı, vanilya oldukça öne çıkan notalar. Bu notalardan tahmin edeceğiniz üzere koku bu aşamada bir oryantalvari biçimde tatlılaşıyor. Tonka, meşe yosunu, sedir gibi notalar pek hissedilmiyor. Dolayısıyla kuru baharatlı odun kokusu beklemeyin. Heritage farklı gruplarda gezinen bir koku. Her ne kadar son incelediğim bazı Guerlain' lara göre bariz şekilde daha modern bir kokuya sahip olsa da, çıkış yılına rağmen daha ziyade 60' lı yılların amberli, miskli tatlı kokularını andırıyor. Yine önceki Guerlain' lar gibi aşırı derecede tene yakın kalmayı seviyor.



Özetle, Heritage, memnun edici harman kalitesine, uyumlu bir akışa sahip olan fakat kokusunda özel bir yan barındırmayan ortalama bir Guerlain kokusu. Kendiniz de kullandığınızda kokusunda size oradan, buradan çeşitli parfümlerden bir şeyler anımsattığını fark edeceksiniz. Eğer sadece kullanım amaçlı genel bir ürün alıyorsanız makul bir parfüm, fakat Guerlain adına güvenerek özel bir koku umudunuz varsa hayal kırıklığına hazır olun.




Kalıcılığı ortalama altı, fark edilirliği bende oldukça kötüydü. Sizde farklı olabilir. Edp versiyonu  daha kuvvetli olacaktır. Uygun yaş aralığı 30 ve üzeri. Yaz dışındaki zamanlarda kullanılabilir. Daha ziyade iç mekanlarda ve sakin ortamlarda kullanılırsa kendini daha iyi gösterebilir. Bende pek bir heyecan yaratmamış olmasından dolayı özellikle tavsiye edemiyorum.

Read More

Guerlain - Habit Rouge (1965)

13:51

"L'anarchiste gibi farklı parfümleri kullanmayı sevenlerin kullanacağı tipte bir parfüm.." 
 


Eski ağır top Guerlain' lardan sonra biraz daha yeni ve güncel versiyonlara bakalım. İncelemesini verdiğim Habit Rouge 65 çıkışlı olup, 2003' te yeniden formülize edilmiş bir parfüm. Benim burada incelemesini verdiğim güncel versiyonu. Habit rouge farklı karakterde odunsu oryantal tip bir koku. Guerlain' ın önemli klasiklerinden birisi. Koku karakteri 90' ların başındanmış gibi kokuyor.

Habit Rouge' un harmanı:

üstte: bergamut, limon, gül ağacı, fesleğen, kırmızı biber
ortada: sandal ağacı, karanfil, silhat, sedir, gül, yasemin, tarçın
altta: vanilya, amber, meşe yosunu, deri, asilbent, laden reçinesi, günlük reçinesi


notalarından oluşuyor. Harmana bakınca odunsu ve sıcak oryantal notaların yoğunluğunu görüyoruz. Ancak merak edilecek bir durum yok, habit rouge boğuk tatlı bir parfüm değil. Harman olarak belirli bir kalite çıtasına sahip, notalar net ve ayırt edilebilir şekilde geliyor. Ancak harman dengelenmesinde ve doğallıkta yer yer problemler görünüyor. Bazı notalar çok doğal olmakla beraber bazı notalar sentetik olarak kullanılmış ve bu dengeyi bozmuş. Ama ucuz bir parfüm gibi değil, sadece alışılmış Guerlain yapısına biraz aykırı yapıda. 

Biraz da kokusuna bakalım. Habit Rouge' un açılışı oldukça farklı başlıyor. Kısa bir turunçgil/fesleğen vuruşu sonrasında çıkan koku kadın makyaj ürünlerinin kozmetik kokusunu andırıyor sanki. Bu açıdan biraz Dior Homme' u andırıyor. 



Bunun nedeni bana göre üst notalardaki fesleğen, gül ağacı ve kırmızı biberin uyumsuz birliktelikleri. Gül ağacı ve fesleğen birbirine gitmemiş. Daha doğrusu gül ağacı fazla erken kullanılmış. Üstüne de kırmızı biber çok tatlı ve plastiğimsi bir yapıda eklenmiş. Misal Envy' da da kırmızı biber notası kullanılmış, ancak orada çok daha rafine bir kırmızı biber vardı. 

Parfümün adının kırmızı ceket anlamına geldiğini düşünürsek, Guerlain böyle bir imaj vermek için bu şekilde gül ağacı, kırmızı biber gibi notalara böyle bir yön vermeye çalışmış olabilir. Neyse ki bu uyumsuz ve oturmamış açılış 5 dakika kadar sürüyor. Sonra başta sandal ağacının yoğunluğunda olacak şekilde diğer tüm notalar hissedilmeye başlıyor. 

Benim algıladığım kadarıyla kırmızı sandalağacı yerine, normalde çok kullanılmayan sarı sandal ağacı kullanılmış, kokusu bana o yönde geldi. Mesleğim enstrüman yapımcılığı olduğundan bu ağaçlar arasındaki koku farkını iyi biliyorum. Sarı sandal ağacının, tatlımsı ve tütsümsü kırmızının aksine, kremsi/plastiğimse bir kokusu vardır. Kokunun karakterindeki plastiğimsi yapıya bu şekilde destek oluyor. 


Habit Rouge' da Jicky gibi sert, vurucu, atak yapılı bir karaktere sahip ve bu aradan belirli bir süre geçmeden durulmuyor. Her ne kadar Jicky kadar kuvvetli olmasa da gene de kullanırken iyi dozajlamak lazım. Bu karmasık plastiğimsi odunsu karakter aradan uzun süre geçtikten sonra duruluyor ancak o zamandan sonra artık altta kalmış olan amber, vanilya ve reçinelerin etkisiyle koku artık tatlı klasik bir oryantal gibi kokmaya başlıyor.

Genel olarak çok beğenilesi, çok modern bir koku olduğunu söyleyemem. Ancak oldukça farklı bir yapısı var ve fazla benzeri olmayan bir koku. Orijinallik açısından puanları toplarken, genel beğenilirlikte ciddi kaybediyor.



Özetle, kalite ve fikir olarak iyi, ama pratikte ortalama diyebileceğim bir Guerlain kokusu. Basit değil ama  belki fazla tematik olduğundan genele hitabı oldukça düşük kalmış.  L'anarchiste gibi farklı parfümleri kullanmayı sevenlerin kullanacağı tipte bir parfüm. 

Kalıcılığı ortalama üzeri, fark edilirliği ortalama altı. Son incelediğim Guerlain' lara göre biraz daha kendini gösteriyor. Uygun yaş grubu 30 ve üzeri diyebilirim. Kışın ve sonbaharda kullanılabilir. Yakın temasın olacağı, iç mekanlarda, akşam ortamlarında daha başarılı olabilir. Kesinlikle körlemesine alınacak bir parfüm değil. Bende çok büyük bir heyecan yaratamayan parfümü; ancak farklı ve alışılagelmedik, beğenilmesi zaman alan, zor kokuları seven kullanıcılara denemelerini tavsiye edebilirim.

Read More

Guerlain - Jicky (1889)

10:22

"Artık kullanılabilirliğini kaybetmeye yüz tutup, koleksiyon ürünü haline gelmiş.."
 



Jicky, 1889' tan beri üretilen, Guerlain' ın bugüne günümüze kadar gelebilmiş en eski parfümlerinden birisi. Odunsu oryantal yapıda kuvvetli, kirli, tatlımsı bir parfüm. Üniseks olarak kabul edilir ve Guerlain' ın sentetik notalar kullandığı ilk parfümlerden(vanilya). Ki zaten o dönemlerde erkek parfümü, kadın parfümü diye bir olgu yoktu, aynı parfümü her iki cins de kullanırdı. Parfümler de tene değil, mendillere sürülürdü. Tek bir nota esansından oluşyan ve damıtılmış farklı notaların karışımından oluşan ilk parfümlerdendi. Bu yapısıyla parfümde yeni bir döneme geçişin köprülerindendi diyebiliriz. Sean Connery gibi kullanıcıları bulunuyor.

Jicky' nin harmanı: 

üstte: limon, mandalina, bergamut, biberiye
ortada: süsen ,yasemin, lavanta, fesleğen, silhat, kabe samanı
allta: deri, amber, misk kedisi, tonka fasulyesi, tütsü, asilbent, sandal ağacı, gül ağacı, vanilya

notalarından oluşuyor.Harmanının, mouchoir de monsieur' a benzeyen yönleri olduğunu görüyoruz. Zaten açılışı da aynı mdm' de olduğu gibi buruk bergamut tadında, buradaki burukluğu da biberiye veriyor. Aslında çoğu kişi mdm' yi light jicky olarak kabul ediyor, tam olarak benziyorlar diyemesem de buna ben de katılıyorum. Fakat Jicky çok yoğun, dolgun bir parfüm. Yüzünüze patlayan sert bir yapısı var. Harmanda bir uyum ve harmoni yok. Karmaşık ve algıları yoran bir yapısı var. Notaların da burna çok albenili geldiğini söyleyemem.


Kokusuna gelirsem açılışındaki buruk turunçgillik kısa bir süre sonra yatışıyor ve burukluk ortadan kayboluyor. Bir süre sonra koku kademe kademe tatlılaşmaya başlıyor. Ardından bazı ara notaların desteğiyle lavanta oldukça kuvvetli bir şekilde vurmaya başlıyor. 

Kokusunu tam olarak tanımlamak mümkün değil ama biraz otsu, biraz hayvansı, lavantalı tatlı bir kokusu var. Gerçekten de bu şekilde yazdığım gibi karmaşık kokuyor. Zaten algıları yoran da bu harmonik olmayan karmaşalı yapısı. Buna fazla kuvvetli harmanını da eklediğinizde bugünlerde kullanabilecek pek fazla babayiğit çıkacağını zannetmiyorum.

Jicky aslında kötü bir koku değil. 1800'lerin standart izlerinde. Ama günümüzde kabul görmek istiyorsa Guerlain ciddi bir revizyon düşünmeli. Çünkü şu haliyle fazla kuvvetli, eski kafalıı olmaya başlamış bir ürün. Günümüzde MdM çok daha kabul edilebilinir bir parfüm, zaten bu yüzden daha fazla satıyor.




Özetle, zamanına göre gayet başarılı, ama 2000'ler için fazla eski bir parfüm. Artık kullanılabilirliğini kaybetmeye yüz tutup, koleksiyon ürünü haline gelmiş.

Fark edilirliği tıpkı diğer üst sınıf guerlain' lar gibi tene yakın olacak şekilde derinden. Kalıcılığı ortalama. Uygun yaş grubu 55 üzeri diyebilirim. Ancak kış mevsimine uygun bir koku. Dış mekanlarda daha rahat edilecektir. Kullanılabilirliğini kaybetmeye başladığından tavsiye etmiyorum. 

Read More

Guerlain - Mouchoir de Monsieur (1904)

14:17

"Guerlain "has oryantal böyle olur" diye ders vermiş.."   





İşte saklınotalar' da okuyup, okuyabileceğiniz en sağlam parfümlerden bir tanesi. Mouchoir de Monsieur; centilmenin mendili.. 1904 senesinde çıkmış, hala arada bir, çok sınırlı sayıda üretilip, sadece Guerlain' nın Paris, Champs Elysees'deki butiğinde satılan özel tip Guerlain' lardan. Bu size parfümün ne kadar özel ve kaliteli olduğunu anlatmaya yetiyordur, zaten kendisi yetmezse fiyat etiketi yardımcı olacaktır. Şişe fiyatı 250 dolar civarı bir parfüm, değer mi? Okumaya devam edin.

Mdm' nin üst sınıf Guerlain' lardan olduğunu söylemiştim. Daha önce Guerlain Vetiver incelemede, Guerlain'ın ne kadar önemli bir marka olduğundan bahsetmiştim. Oradaki genel değerlendirmemi burada bir kez daha yinelemek istiyorum. Guerlain' ın genel olarak parfümlerini 4 kalite seviyesinde kabul edebiliriz. İlk olarak en son çıkan, en düşük kalite ürünler ki bunların kalitesi standart moda markalarının seviyesinde. Bunlar Guerlain homme, L'instant de Guerlain gibi ürünler. Hemen her yerde bulunabilen, bolca üretilen ürünler. Sonrasında biraz daha üst kalitede olan ve klasik guerlain kalitesinin görülmeye başlandığı daha ziyade 90 sonları ve 2000 başları parfümler. Bunlara örnekler aqua allegoria serisi, coriolan, heritage gibi parfümler. Bunlar da çok fazla bilinmeseler de kolayca bulunabiliyor. Daha sonraki grupta genelde 60-90 arası çıkmış çok popüler ve ortalamanın üstünde kaliteye sahip olan parfümler. Bunlara örnek vetiver, habit rouge, heritage kadınlarda samsara, shalimar. En üst sınıfta ise sadece dönemsel olarak en kaliteli içeriklerle sınırlı sayıda üretilen ve paristeki ana butiklerinde az sayıda satılan Derby, Mouchour de Monsieur, Tonka Imperiale gibi örnekler var. Bunlar bugün niche üreticiler dahil doğru düzgün bir rakipleri bulunmayan ve kendi liglerinde oynayan çok yüksek kalite özel kokular.

Guerlain merkez butik


içeriden bir görünüm

Bu kadar ön tanıtımdan ve parfüm karşısında şöyle bir titreyip, kendimize geldikten sonra incelemeye başlayalım. Mdm 1904 çıkışlı kirli hayvansı karakterde ama oryantal tipte çok oturaklı klasik bir koku.

Mouchoir de Monsieur' nun harmanı:

üstte: lavanta, verbana, bergamut
ortada: tonka, silhat, tarçın, yasemin, gül, neroli
altta: süsen, amber, meşe yosunu, vanilya

Dikkatinizi çekeceği üzere çoğu bilinen oryantalin aksine okurken bile içi bayan, karmaşık bir yapıda değil harmanı. Bir oryantal için oldukça rafine yapıda -kağıt üzerinde-. Kokuya geçmeden önce harmanı değerlendirelim. İlerleyiş taze notalar, tatlımsı orta dolgun esanslar ve yine tatlımsı daha kuvvetli esanslar şeklinde devam etmiş. "Sentetik mi?" diye sormanız bile ayıp. Notaları birer madeni para gibi düşünün. Önünüzde beyaz bir kağıda bu madeni paraları aralıklarla yan-yana ve alt-alta koyduğunuzu düşünün. İşte tıpkı bu paraları ve birbirlerine olan ilişkilerini gözünüzle görmeniz gibi, mdm' nin harmanındaki notaları da bu şekilde burnunuzla algılıyorsunuz. Gerçekten olabilecek en yüksek kalite içerikten üretilmiş. Çoğu Creed'den daha iyi seviyede. Ayrıca bu notaların birbiriyle uyumları da oldukça iyi. Harmanın yumuşak, dengeli ilerleyen bir yapısı var, bal gibi akarak ilerliyor yavaşça.

Babası Jacques Guerlain

Şimdi kokusuna gelelim. Önce soyut açıdan. Parfümde ciddi tecrübeli bir insansanız; bir parfümün çok iyi olması için, çok iyi kokmak zorunda olmadığını bilirsiniz. Zaten gelmiş geçmiş en iyi olarak kabul edilen çoğu parfümün kokuları da genele kolayca uymayacak, kısıtlı kesime uygun nitelikli kokulardır. Mdm' de öyle. Yani bunu nasıl anlatsam bilemiyorum ama, standart bir parfüm kullanıcısı mdm' yi anlamayacaktır. Ciddi anlamda tecrübeli olmanız lazım. Bu şartları sağladığımızı düşünürsek, çok iyi bir kokusu var. Kirli, hayvansı bir oryantal olduğunu söylemiştim. Bunları söyleyince hemen ilginiz azaldı değil mi? Ama kendinizi geri çekmeyin. Çünkü mdm o kadar ustaca hazırlanmış ve sıktığınız andan itibaren o kadar kusursuz bir şekilde ilerliyor ve oturaklı hale geliyor ki, parfüm karşısında ufala ufala, büzülüp kalıyorsunuz. Kabul ediyorum bu standart incelemelerimden değil, ama bu parfüm de standart bir parfüm değil. Anlatırken içinizdeki duygu ve fikir karmaşasına kapılmadan sakince anlatmanız gereken kokulardan. 

Somut olarak kokusundan bahsetmem gerekirse, açılışı third man ve l'anarchiste' teki gibi acımsı buruk bir portakal gibi başlıyor. Biraz sonra tonka, silhat, tarçın gibi tatlımsı notalar kokuyu daha sıcak ve çekici bir hale getiriyor. Kısa süre sonra guerlan' ın harmanda göstermemesine rağmen oldukça yoğun kremsi bir misk kedisi kokusu alıyorsunuz. Bu; çok doğal, vanilyayla karışarak tatlımsı hale gelmiş, canlı ve harmana egemen olacak şekilde.


İşte mdm ile ilk tanışmanızda bu noktada bir adım geri atıp, parfümü sorgulamaya başlıyorsunuz. O da ne karşınızda kouros' a benzer tatlımsı, kirli bir misk kokusu mu var? Görünüşte evet, ama Guerlain harmanda misk kedisi esansı olmadığını belirtiyor. Fakat burnunuza güvenirseniz, bariz şekilde dolgun, canlı, kirli bir misk kedisi kokusu var ve bu kolay kolay gitmiyor. Ama kademe kademe yumuşayarak rafine ve gayet beğenilir hale geliyor. Yine de hemen hemen en baştan, en sona kadar bu notayı hep algılıyorsunuz. Dolayısıyla misk kedisi notasından özellikle hoşlanmayan bir insansanız mdm başlarda zorlayacaktır. Diplere gelindiğinde çok hafif pudramsı odunsu yanı da hissediliyor.

Şimdi bu kadar kirli de kirli deyince kouros azmanı bir şey bekliyorsunuz biliyorum. Aslında kabaca bakarsak biraz öyle de. Ama o kadar ustaca hazırlanmış ki, bu hayvansı koku başlarda yüzünüze pat diye vurmasına rağmen, kokunun kademe kademe ilerleyip, diğer notaların etkisiyle yumuşak bir şekilde olgunluğa erişmesi karşınızda beğenmeden edemiyorsunuz. Ancak, bu ilk seferde değil de, parfümü bir süre kullandıktan sonra idrak edebileceğiniz bir durum. Dediğim gibi çok üst düzey bir koku, kalitesini ve güzelliğini anlamak da o derece zor. Mdm daha eski bir Guerlain parfümü olan Jicky' nin yumuşatılıp, dengeli ve rafine hale getirilmişi gibi. Tıpkın şarabın yıllandıkça lezzetinin artması gibi, mdm' de teninizde durdukça daha da güzelleşiyor.

Özetlemem gerekirse; tatlımsı-hayvansı yapıda, çok oturaklı, çok ciddi, beyefendi, olgun bir parfüm. 107 yaşında bir parfüm olmasına rağmen geri kafalı değil. Ama şakası yok, sert ya da köşeli değil, klasik maskülen yapısında da değil ama, eski yapılı olgun bir karakterde. Guerlain' ın gelmiş geçmiş en iyi bir kaç erkek parfümünden biri olarak kabul ediliyor. Bende aynen bu düşüncedeyim. En has erkek kokuları içerisinde' de büyük ihtimalle her zaman ilk 10 da olacaktır. Guerlain "has oryantal böyle olur" diye ders vermiş. Parfüm dünyasında bu düzeyden daha yukarıda pek fazla bir şey yok. Moda efsanesi Karl Lagerfeld ve İspanya krali Juan Carlos gibi kullanıcıları var.

Bağımlılarından biri; İspanya kralı 1. Juan Carlos

Fark edilirliği ortalamanın biraz altı. Bu aslında hemen tüm üst seviye Guerlain'larda görülen bir durum. Teninize yaklaşıldığında bariz şekilde oradalar, ama yanınızdan biri geçtiğinde açık şekilde algılamaz. Yani bir kouros ya da aramis jhl gibi bağıra bağıra kendilerini göstermiyorlar. Arada bir şöyle bir esintiyle kendilerini gösteriyorlar. Kalıcılık iyi seviyede diyebilirim, memnun ediyor. Yaş grubuna gelirsek 30 yaş altına olmaz. Hatta 35'ten yukarısı olması lazım. Yaş ne kadar artarsa, uyumu da o kadar iyi olacak bir koku. Çünkü kendisi ne kadar olgunsa, aynen öyle olgun bir insana yakışıyor. Ama yanlış anlamayın "dede kokusu" karekteristiğinde de değil. Bugün hala bu kadar kullanılabilir bir kokuysa 1900'lü yıllarda efsanaler yaratmış olması lazım. Kışlık ve sonbaharlık bir koku. Sakin, ciddi ortamlara uygun. İç mekanlarda daha iyi olabilir. Ünlü 12 angry men filmindeki Henry Fonda abimizin orada kullanmış olacağı bir koku, işte öyle bir koku. Sürekli kullanıma uygun değil, daha ziyade özel zamanlarda çıkarıp, kıyamaya kıyamaya kullanacağınız bir parfüm.


beyefendinin tanımı; Henry Fonda

Sert ya da agresif değil. Ancak gerçekten klasik karakterli. Oldukça eskilerden bir yerlerden kalma bir kitabın tozlu sayfaları gibi kokuyor tatlı tatlı. Standart kullanıcılara gelmeyecek bir parfüm. Belki döneminde öyleymiş ancak şu anda; görmüş, geçirmiş, tecrübeli, oturaklı, zevk sahibi, prensipleri olan, kendini dinleyen, eskileri seven, kaşarlanmış parfüm gurmelerine has bir parfüm. Ki bunun dışında kalan kesim bir parfüme bu meblağları vermeyecektir. Bu kadar övgümden sonra hemen heyecana kapılıp atlamayın ama gerçekten uygun kullanıcı grubunda olduğunuzu düşünüyorsanız, ölmeden önce bir şişesini mutlaka edinmeniz gereken, has koleksiyonluk parfümlerden.

Read More