Chloe – Chloe (2008)

22:45




Üst notalar: şakayık, frezya, liçi
Orta notalar: gül, manolya, vadi zambağı
Alt notalar: amber, bal, sedir ağacı

PArfüm adeta mis gibi bahar çiçekleri ve temizlik kokuyor, fakat kesinlikle sıradan bir çiçek kokusu değil son derece karakterli ve güzel bir koku. koku yapısı  olarak Burberry Weekend'e benzetebilirim; Weekend'in turuncu meyvelerinin yerine, gülün asiliği kullanılmış. Alt notalardaki bal, ilginç bir şekilde parfümü ilk sıktığınız andan itibaren farklı bir havaya sokuyor.. Zaten parfüm durdukça değişen bir parfüm değil teninizde uzun bir yolculuğa çıkmaktansa, her sokul aldığınızda o sakin ama etkileyici yolculuğu size yaşatıyor. Çiçekli, cazibeli, ve oldukça ferah bir yolculuk.

Chloé'nin tam bir bayan kokusu Unisex olacak bir koku değil. Seksi-kadınsı yanı da çok güçlü değil. Genç kız çekiciliğinde bir koku, doğal renginde upuzun saçları olan, beyaz tenli, biraz başına buyruk bir genç kız. Ama bu parfümü kendine yakıştırmak için illa genç kız olmak gerekmiyor, bir zamanlar genç kız olmuş olmak da son derece yeterli: üzerinizde uyumsuz durmayacak, olsa olsa yanaklarınızı biraz daha pembeleştirecek.

Parfümün yapım sürecinde üç kişi var.  Parfüme bazı sitelerde barbie bebek saçları gibi kokuyor demişler. O konu hakkında yorum yapamayacağım. Ama gayet güzel bir koku olduğu kesin

Chloé'nin tek şişelik bir parfüm olmadığını belirteyim. Siz tek bir şişe kullanıp sıkılsanız bile üstünüze damgalanacak ve insanlar muhtemelen sizi senelerce bu kokuyla anacaklar. Aynı Chanel Chance gibi, Rive Gauche gibi, "imza parfüm" olma gücüne sahip. Kokunun ferahlığına kapılıp yoğunluğunu farkına varmamanız muhtemel, bu yüzden satın almadan önce daha hafif versiyonu olan Chloé Eau de Toilette'i de denemenizi tavsiye ediyorum.

Read More

MUSTANG SPORT EDT

04:03



FORD MUSTANG SPORT

Koku çıkışyılı:2014
Koku içeriği:biberiye.bergamut.greyfurt
Karabiber,kakule,fesleğen,su menekşesi
Sandal,sekoya,misk

Kokumuz yeni sayılabilecek odunsu bahartalı sınıfından bir parfüm ilk çıktığı yıllarda klasik versiyonunu büyük grosmarketlerde görebiliyordum ancak şimdilerde pek bulunmuyor internette ve yabancı sitelerde satışı yapılıyor.. estee lauder firmasının mustang için ürettiği bir koku.. basit gündelik kullanılabilecek tarz parfümlerden ama başta şunu belirteyim klasik versiyonunu daha önce kullanmıştım ve bu sport versiyonuna göre biraz daha iyi diyebilirim evet  nasıl koktuğuna gelirsek…


Açılışta hafif bergamot ve tatlı greyfurt notasına tatlımsı tozlu baharat eşlik ediyor bu açılış son dönem çıkan benzeri çok olan özellikle siyah renk şişeli çoğu parfümlerdeki gibi ..(hafif buruk tatlı- baharatlı(kakule) tozlu)… kokunun açılışında yoğun sentetiklik hissi belirgin şekilde algılanıyor  ve bu da market rafında satılan ucuz parfümler hissiyatı veriyor..
Koku uzunca bir süre bu şekilde devam ederken orta notalara doğru  kokuya baştan sona hakim olan tatlı tozlu baharat notasına hafif sentetik ahşap ekleniyor ve uzunca bir süre fazla değişim göstermeden koku tenden uçana kadar bu şekilde ilerliyor ..ten üzerinde biraz daha buruk kıyafette ise daha tatlımsı kokan parfüm , en dip notaya geldiğinde iyice hafifleyen baharat ,yoğun misk hafif menekşe hafif ahşap ile sonlanıyor…özetle..








Tatlı tozlu baharat + misk ana karakterli  kalite hissiyatı düşük merket rafında satılan ucuz parfümlerden fazlaca bir üstünlüğü olmayan sentetiklik hissi aşırı rahatsız etmesede özellikle açılışta fazla hissedilen bir koku.. sport versiyonu olmasına rağmen bana göre tatlı notalar azaltılıp fresh (limon bergamot) notalar fazlalaştırılsaydı adına uygun olurdu bu haliyle bence sport yerine  black veya night olabilirmiş..
Neyse, yinede kokunun tek başarılı bulduğum yanı kalıcılık değerleri için  ucuz bulunursa 18-25 yaş arasındaki genç arkadaşlar aşırı sıcak günler dışında gündelik kullanım için deneyebilirler onun dışında pek tavsiye edemiyorum.

Kokunun farkedilirliği ortalama

Kalıcılık ise ortalama üstü oldu bende.

Read More

Christian Dior - J'adore EDP (1999)

01:13

Tepe noktası: Bergamot, armut, şeftali, kavun, manolya, mandalina
Kalp noktası: Frezya, orkide, yasemin, gül, zambak, menekşe
Dip noktası: Böğürtlen, vanilya, misk, sedir

Christian Dior genellikle güzel parfümler çıkartarak piyasayı sallamayı her zaman başarmıştır. Her parfümünde lüks bir koku  kullandığınızı hissedebilirsiniz . Herkes dior parfümlerinin kalitesinden anlar mı bilemem tabi ki fakat ben her kullandığım da o havayı yaşarım.


Meyve ve çiçeklerin karışımı  açılışı yapıyor J'adore. Kesinlikle boğucu değil , çok elegan bir açılışı var. Hatta o kadar güzel dengelenmiş ki şimdiye kadar çiçekler ve meyvelerin karışımını bu kadar sevmemiştim. Açılışıyla adeta ders veriyor Dior. 

Orta nota da ise mükemmel bir harmanla devam ediyor . Aslında içerğine bakıldığında insan biraz şüphe duyuyor çok boğar mı diye. Fakat harmanı çok iyi dengelemişle ve hiç bir zaman koku boğucu bir yapıya dönüşmüyor. . Çiçeklerin arasından çıkan hafif ekşimsi ve meyve  kokusu var ve bu böğürtlenin ta kendisi fakat mandalina ile dengelendiği için hafif ekşimsi bir yapısı var. Üst notalar daha etkisini kaybetmemişken, orta notalardaki meyveler devreye giriyor ve mükemmel bir harman ortaya çıkartıyor.



Sonlara doğru yaklaştığında dip notalar devreye giriyor fakat öyle bir hal alıyor ki koku. Vanilya ve sedir ağacı mükemmel bir uyum sağlamış ve şimdiye kadar neden denememişim dedirtiyor bana.  Üst ve orta notanın karışımı koku aynen kendini devam ediyor. Fakat üst notalar halen daha en baskın elemanlar.. Vanilya mükemmel bir şekilde kullanılmış. 

Genel olarak anlatmak istersem kokuyu eğer, kendinizi yemyeşil bir bahçeye salın. Etrafınızda mis gibi kokan çiçekler ve etraftan burnunuza gelen meyve kokuları. Bence muhteşem bir koku. Ağırlıklı çiçeksi bir koku ama yerinde seçilmiş meyvelerle çok iyi bir harman yakalanmış.  Lüks bir parfüm kullandığınızı size hissettiriyor.  Kalıcılığı mükemmel düzeyde. Fark edilirliği ise yüksek. Herkesin kullanabileceği bir koku değil diye düşünüyorum. Genellikle orta yaş kesimine hitap eder sanki. Fakat içeriğindeki tatlılıklar sayesinde gençlerde rahatlıkla kullanabilir. Christian Dior bir kez daha kalbimi çalmayı bildi.

Read More

Gucci - Bloom (2017)

01:14




Moda sektöründe kimi zaman sıradışı, kimi zaman ise mükemmel tasarımlara sahip olan Lüks giyim markası Gucci parfüm konusunda bir zamanlar Tom Ford ile çalışırken harikalar yaratıyordu. Gucci Envy bunlara en güzel örnektir bana göre. Fakat Tom Ford ayrıldıktan sonra parfüm konusunda gucci için işler pek yolunda gitmese de yine de bir şeyler yapmaya çalıştılar.

Gucci Bloom, markanın son zamanlarda sık sık vurgu yaptığı vahşi doğa konseptinde bir parfüm. Ürünün kutusundan ve adından da anlaşılacağı üzere çiçeksi bir parfüm ile karşı karşıyayız. Gucci parfümlerinden pek hoşlanmasam da sırf markaya olan saygım yüzünden onları mutlaka denerim fakat hep aynı şey ile karşılaşırım..vasatlık... Gucci Bloom'u gördükten sonra şişesi ve kutusu hoşuma gitti diyebilirim. Bu tip minimal şişeler benim hoşuma gider. O yüzden bir deneyeyim dedim ve bu parfüm ile küçük bir yolculuğa çıkarak ''bakalım yine ne saçmalamışlar'' diyorum.


Parfüm açılışında kompleks bir şekilde beyaz çiçekler ile açılıyor. Bariz bir şekilde yasemin ve sümbülteber kokuyor parfümün ilk anları. Yasemin en baskın nota, aralardan sümbülteber burnunuzu yoklayıp gidiyor.Portakal çiçeği ise o ekşi tadını sürekli yansıtıyor parfüme. Yaseminin o kadifemsi kokusu ve portakal çiçeğinin ekşiği birleşince ortaya değişik bir ürün çıkmış. Yaseminin kullanımını burada çok beğendim. Bvlgari - Jasmin Noir den sonra en iyisi diyebilirim.  Parfümün açılışı tamamen çiçeksi. Zaten parfümün konsepti bu şekilde. Açılışını sevdim diyebilirim. 

Orta notalara geçtiğinde nektarlı bir kokuya dönüşüyor adeta. İlk başlarda ortaya çıkan portakal çiçeği meyvesini vermiş ve parfüm artık portakal kokusuna dönüşüyor. Yasemin yine kendini sıkça belli ediyor. Bu sefer portakal ve yasemin üzerine kurulmuş bir yolculuk başlıyor. Gerilerden ise azar azar iris kokusu alıyorum. Parfümün orta kısımları açılışından pek farklı değil. Sadece o ekşilik gitmiş yerine daha kremsi bir koku gelmiş.

Sonlara geldiğinde ise parfümün seyri tamamen değişiyor. Tatlılık ön planda. Vanilya, Portakal ve Sandal ağacı. Sandal ağacı çok baskın oluyor. Öyle ki zaman zaman vanilyaya bile perde örtüyor. Parfümde başlarda hissedilen o taze çiçekler solmuş ve yerine bir kaç kuru dal kalmış resmen. Parfüm bu kez tamamen Şekerli bir çiçek gibi kokuyor. Tatlılık çok fazla olmasa da hissediliyor. 


Gucci Bloom yine tahmin ettiğim gibi basit ve sıradan bir parfüm olmuş.  Fakat popüler olursa eğer ana akım oluşturabilecek kapasitede bir koku. Farkedilirliği zayıf. Fakat kalıcılığına hayran oldum. Zaten parfümde beni hayran bırakan üç şey var. Şişesi, yasemin notasının kullanımı ve kalıcılığı. Çiçeksi parfümleri sevenler için ideal bir ürün diyebilirim.  Fakat ben ne yazık ki beğenmedim ve bu yolculuğa burada son verdim.

Read More

Avon - Avon Homme (2016)

12:15


"olumlu şekilde oldukça modern, çağa uygun kokan bir parfüm.."


Bu seferki parfümümüz yine Avon'dan, Avon Homme modeli. Yine 2016 çıkışlıoldukça yeni baharatlıoldunsu tipte bir parfüm. Parfümün reklamlarında hep takım elbiseli yakışıklı efendi modeller görüyoruz. Hani ürün, ben efendi adamın elegant parfümüyüm imajı vermek istemişve kokusunun tam bu hissiyatı sağladığını söyleyebilirim. Detaylara girmeden evvel bir harmana bakalım.

Avon Hommeun harmanı:

üstte: kakule, kişniş, turunçgiller
ortada: süsen
altta: sedir, kabe samanı

notalarından oluşuyor. Daha önce incelemesini verdiğim X-series force modeline göre burada bizi belirgin derece daha kaliteli, daha bir parfüm gibi bir harman karşılıyor. Notalar tek tek belirgin olmasa da yine de algılanıyorlar, genel bir kalite hissi var, ilk anda birden çok notanın karışıburnunuzu sarıyor ve bunu özenilerek yaratılmış bir ürün olduğunu anlıyorsunuz. İlk anda hafif sentetiklik var ama önceki modelden çok daha az. Ne yazık ki yine zayıf, dolgun olmayan, kısa sürede sönümlenen bir harman. 


İlk sıktığınızda aldığınız mis gibi karışık, lezzetli turunçgil kokusu ve ona eşlik eden buruk baharat kokuları. Özellikle kişniş ve süsen. Kakule yok gibi. Süsen ve kişnişise ilk andan itibaren turunçgillere buruk bir nüans katıyor. Bu aşamada gözünüzde gri bir koku canlanıyor, hafif odunsu, baharatlı, süsenin ağırbaşlılığı bir gri takım elbise bir elegantlık hissi. "Hımm avon baya bir şeyler yapmış yahu" diyorsunuz. Bu aşamada bana biraz Calvin Klein Euphoriayı anımsatıyor. 

Henüz daha beş dakika geçmeden o güzelim turunçgiller sahneden çekiliyorlar. Buruk baharatlar da hızla yumuşayıp kadifemsi bir hal alıyorlar. O baharsı, canlı açlışbirden donuk, monoton bir karaktere dönüyor bir anda. Süsen daha topraksı, muskatın o kekremsi kremsi hissini andıran kokusuyla başrole çıkıyor. Tabi başrole çıkıyor ama öyle buram buram bir süsen notası beklemeyin. Parfüm açılıştaki birkaç dakikadan sonra kuvvet olarak hızla zayıflayıp tene saklanmaya başlıyor. Bu bahsettiğim kekremsi kremsi koku tam olarak akılda canlandırmak zor olsa da incelemiş olduğum dior hommedaki kadın makyaj çantasınıandıran bir koku. Ki hatırlatırım dior hommeda zaten süsen anatemalı bir parfümdü. Süsenin böyle bir yönü var, böyle fondötensi, rujvari bir kokusu var. İşte Avon homme da ilk açılıştan 15 dakika sonra açılıştaki baharatlı turunçgil halini tamamen bırakıp bir anda yaş atarak, olgunlaşarak neredeyse bu rujsu kokuya dönüşüyor. Ancak bu dior homme gibi bir parfüme göre kat kat daha zayıf şekilde. Dolayısıyla beni rahatsız etmedi. Beni rahatsız eden asıl durum kokunun hızla bu kadar sönükleşmesi oldu. Maalesef ilk 15 dakika sonrası parfümün bir fonksiyonelliği kalmıyor. 


Parfümün özü buruk turunçgillerle başlayıp, süsenin koyu, buruk kendine has yapısıyla devam eden ve o şekilde uçan bir parfüm. Benim tenimde sedir ve kabe samanı yok gibi. Ana notamız süsen. Parfüm kendine has bir elegant karakteristiğe sahip ve olumlu şekilde oldukça modern, çağa uygun kokan bir parfüm. Fakat işte o zayıf esansı sıkıntı yaratıyor ve kullanılabilitesini sorgulatıyor.

Özetle; avon homme, avon parfümlerini düşünürsek oldukça düzgün hazırlanmış bir harmana ve gayet modern, beğenilesi buruk gri bir kokuya sahip. Yine söylüyorum, keşke biraz daha dolgun esanslar kullanılsaymış.

Parfümün kalıcılığı edt ortalamalarında 3-4 saat tende kalabiliyor. Fark edilirlik ise gayet zayıf ilk 15 dakika sonrası hızla sönümleniyor ve tene yakın kalmayı seçiyor. Yapı olarak her yaşa uygun, yine dört mevsim günün her vakti kullanılabilir bir parfüm. Biraz oturaklı, olgun bir elegant havaya sahip. Her ne kadar oturduktan sonra süsen'in kozmetiksi kokusu ortaya çıkabilse de bu çok cılız ve bu anlamda bir dior homme ile bariz bir koku benzerliği olmadığını bilin. Ucuz dior homme beklentisiyle yaklaşmayın. Yine tecrübeli parfümseverleri memnun edemeyecek bir ürün. Ben bu ürünütavsiye eder miyim, evet şöyle; bütçesi çok kısıtlı olan parfümseverlere ve harçlıklarıyla geçinen liseli kardeşlerimize önerebilirim -ancak parfümü sık tazelemeyi göze alıyorlarsa- çünkü zayıf esansından dolayı buna ihtiyaç duyuyor. Eğer buna razıysanız genelin beğenisine uyabilecek, parfüme yeni başlayanların deneyebileceği fena olmayan bir avon ürünü diyorum.

Read More